+90 533 723 12 34
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
+90 533 723 12 34
Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Eşi Vefat Eden Kişinin Miras Payı Nedir?

Şub 18, 2026 .

  By

Eşi vefat eden kişinin miras payı nedir? Sağ kalan eşin miras ve mal rejimi haklarını Bursa miras avukatı olarak tüm yönleriyle açıklıyoruz.

Bu yazı, Bursa’daki avukatlık büromuzun deneyimli ekibi tarafından hazırlanmıştır.
Eşi Vefat Eden Kişinin Miras Payı Nedir? | Bursa Miras Avukatı

Bursa miras avukatı olarak müvekkillerimizden sıkça şu soruyu duyuyoruz: “Eşim vefat ettiğinde mirasın ne kadarı bana kalır?” Eşi vefat eden kişinin miras payı, Türk Medeni Kanunu’na göre belirli kurallara bağlıdır. Bu pay; vefat edenin geride bıraktığı çocuklar, anne-baba, kardeşler veya diğer akrabalar gibi yasal mirasçıların durumuna (hukuki deyimle zümre sistemine) göre değişiklik gösterir. Ancak miras payını doğru hesaplayabilmek için öncelikle eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi yapılmalı; yani evlilik süresince edinilen malların paylaşımı (katılma alacağı veya katkı payı alacağı) tamamlanmalıdır. Aşağıda, sağ kalan eşin yasal miras payının nasıl belirlendiğini, hangi koşullarda değiştiğini ve katkı payı ile katılma alacağı davalarının miras paylaşımıyla ilişkisini detaylı şekilde açıklıyoruz.

Sağ Kalan Eşin Yasal Miras Payı Nasıl Belirlenir?

Türk Medeni Kanunu, mirasçılık sisteminde zümre (derece) sistemini benimsemiştir. Eş, kan bağı nedeniyle bir zümreye ait değildir; fakat her zümre ile birlikte yasal mirasçı olur. Sağ kalan eşin miras payı, vefat eden kişinin hangi dereceden akrabalarıyla birlikte mirasçı olduğuna göre farklı oranlarda gerçekleşir:

Yasal miras payları, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuzun 449. Maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf

“Sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasbırakana aşağıdaki oranlarda mirasçı olur:

1. Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte biri,

2. Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı,

3. Mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü, bunlar da yoksa mirasın tamamı eşe kalır.”

  • Eş + Birinci Zümre (Altsoy): Birinci zümre, vefat edenin altsoyu yani çocukları, torunları ve evlatlık çocuklarını içerir. Eğer eş, mirası çocuklarla (ya da torunlarla) birlikte paylaşacaksa yasal miras payı mirasın 1/4’üdür. Kalan 3/4’lük kısım tüm çocuklar arasında eşit bölünür. Örneğin, vefat edenin 2 çocuğu varsa, sağ kalan eş %25 alırken çocuklar kalan %75’i paylaşırlar (her çocuk %37,5).
  • Eş + İkinci Zümre (Anne, Baba ve Kardeşler): İkinci zümre, vefat edenin anne ve babasını ve onların altsoyunu (yani kardeşleri, yeğenleri) kapsar. Vefat edenin altsoyu yoksa miras ikinci zümreye kalır. Sağ kalan eş, anne-baba zümresi ile birlikte mirasçı olduğunda mirasın 1/2’sine hak kazanır. Kalan yarısı ise vefat edeni hayatta kalan anne ve babası paylaşır (her biri 1/4), eğer anne-baba da yoksa onların yerine geçen kardeşler ve yeğenler bu payı alır. Örneğin, altsoy yok ancak anne ve bir kardeş hayatta ise, sağ kalan eş %50, anne %25, kardeş %25 pay alacaktır.
  • Eş + Üçüncü Zümre (Büyükbaba, Büyükanne ve Altsoyları): Vefat edenin ne altsoyu ne de anne-babası (ya da kardeşleri) yoksa miras üçüncü zümreye, yani büyükanne, büyükbaba ve onların çocukları/torunlarına kalabilir. Bu durumda sağ kalan eş mirasın 3/4’üne hak kazanır. Geriye kalan 1/4’lük kısım varsa hayatta olan büyükanne-büyükbaba veya onların yerine geçecek akrabalarına gider. Örneğin, sadece bir büyükanne hayatta ise, sağ kalan eş %75, büyükanne %25 pay alır.
  • Eş Tek Başına Mirasçıysa: Vefat edenin altsoyu, anne-babası ve bu kişilerin altsoylarından hiç kimse hayatta değilse, sağ kalan eş mirasın tamamını (%100) alır. Yani başka yasal mirasçı yoksa, terekenin tümü eşe kalır. Bu durum genellikle vefat edenin yakın akrabaları olmadığı hallerde ortaya çıkar.

Yukarıdaki paylar, yasal miras payları olup kanunun öngördüğü dağılımdır. Bu oranlar, mirasbırakanın ölüm anında resmi olarak evli olan eşi için geçerlidir. Boşanmış eş, boşanma kararı kesinleştikten sonra artık yasal mirasçı olamaz. Eğer vefat anında boşanma davası devam ediyorsa ve henüz sonuçlanmamışsa, sağ kalan eş prensip olarak mirasçı olmaya devam eder. Ancak özel bir durum olarak; boşanma davasını ölen eş açmış ve davalı (sağ kalan) eş kusurlu bulunmuşsa, mahkeme kararıyla mirasçılık hakkı kaldırılabilir (TMK m.181). Bu gibi istisnai durumlar haricinde, evlilik bağının ölüm anında sürüyor olması sağ kalan eşin miras alabilmesinin temel şartıdır.

Miras Durumu Sağ Kalan Eşin Payı Diğer Mirasçıların Payı
Eş + 1. Zümre (Çocuklar/Torunlar) 1/4 (%25) Kalan 3/4 çocuklar arasında eşit paylaşılır.
Örnek: 2 çocuk varsa her biri %37,5 alır.
Eş + 2. Zümre (Anne, Baba ve Kardeşler) 1/2 (%50) Kalan 1/2 anne-baba arasında paylaşılır.
Anne-baba yoksa kardeşler ve onların altsoyu paylaşır.
Örnek: Anne ve 1 kardeş hayattaysa, anne %25, kardeş %25 alır.
Eş + 3. Zümre (Büyükanne, Büyükbaba ve Altsoyları) 3/4 (%75) Kalan 1/4 büyükanne-büyükbaba ya da onların altsoyu arasında paylaşılır.
Örnek: Sadece bir büyükanne varsa, %25 alır.
Eş Tek Başına Mirasçı 1/1 (%100) Başka hiçbir yasal mirasçı bulunmazsa tüm miras sağ kalan eşe kalır.
Boşanma Davası Devam Ederken Eşin Vefatı Prensip olarak mirasçı kalır Ancak vefat eden eş davayı açmış ve diğer eş kusurluysa miras hakkı mahkemece kaldırılabilir (TMK m.181).
Mal Rejimi (Edinilmiş Mallara Katılma) Edinilmiş malların %50’si Katılma alacağı olarak terekeye geçmeden önce hesaplanır ve eşe ödenir.
Mal Ayrılığı ve Katkı Payı Alacağı Katkı oranında değer artış payı Maddi katkı oranına göre hesaplanır ve tereke borcu olarak ödenir.
Aile Konutu ve Ev Eşyaları Mülkiyet talep hakkı Eş, aile konutunun devrini ve ev eşyalarının bırakılmasını isteyebilir.
Saklı Pay 1. ve 2. zümrede: tamamı
3. zümrede veya tek başına: %75
Vasiyetname ile saklı pay kaldırılamaz.

Eşin Mirasçılık Hakkında Dikkat Edilmesi Gereken Koşullar

Sağ kalan eşin mirastan pay alabilmesi için yukarıda belirtildiği gibi evlilik bağının devam etmesi gerekir. Resmi nikâh ile evli olmak şarttır; imam nikâhlı eşler veya fiilen birlikte yaşayanlar yasal mirasçı olarak kabul edilmez. Boşanma kesinleşmişse miras hakkı yoktur. Ayrıca, eşlerin evlilik süresince mal paylaşımı konusunda yaptıkları anlaşmalar (mal rejimi sözleşmeleri) miras payının oranını değil, mirasa dahil olacak mal varlığının kapsamını etkiler. Örneğin, mal ayrılığı rejiminde tüm malvarlığı direkt terekeye dahil olabilir, oysa edinilmiş mallara katılma rejiminde önce eşin hakları ayrılır (aşağıda açıklanacaktır).

Sağ kalan eş aynı zamanda saklı paylı mirasçılardandır. Saklı pay, mirasbırakanın bazı mirasçılarına kanunen bırakmak zorunda olduğu asgari paydır. Türk hukukuna göre altsoy, anne-baba ve eş saklı paylı mirasçılardır. Sağ kalan eşin saklı payı, mirası kiminle paylaştığına göre değişir: Eğer birinci veya ikinci zümre mirasçılar ile birlikte mirasçıysa yasal payının tamamı saklı payıdır; üçüncü zümreyle birlikte veya tek başına mirasçıysa yasal payının 3/4’ü (yani %75’i) onun saklı payı olur. Bu durumda mirasbırakan, bir vasiyetname ile eşinin miras hakkını tamamen ortadan kaldıramaz; en fazla saklı pay dışında kalan kısmı kısıtlayabilir. Örneğin, eş tek mirasçıysa terekenin %75’i onun korunan hakkıdır, %25’ini vasiyetle başka birine bırakmak mümkün olabilir. Bu koruma sayesinde sağ kalan eş, vefat edenin vasiyetiyle mirassız bırakılsa bile mahkeme yoluyla saklı payını talep edebilir.

Mirasın intikali ve paylaşımı aşamasında, sağ kalan eşin yasal haklarını korumak için bazı işlemlere dikkat etmek gerekir. Öncelikle, ölümden sonra mirasçıların mirasçılık sıfatını gösteren mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınmalıdır. Bu belge, noterden veya mahkemeden temin edilir ve miras paylarını resmi olarak gösterir. Ardından mirasın paylaşımı yapılırken, sağ kalan eşin varsa katılma alacağı gibi hakları öncelikli olarak hesaplanıp terekeden düşülmelidir. Aksi takdirde, eşin edinilmiş mallar üzerindeki hakkı göz ardı edilerek eksik pay alması riski doğar. Ayrıca, mirasta borçlar varsa sağ kalan eş mirası reddetme (mirasın reddi) hakkına da sahiptir. Özellikle tereke borca batıksa (borçlar, malvarlığından fazlaysa) sağ kalan eş, katılma alacağı gibi haklarını aldıktan sonra kalan mirası reddetmeyi düşünebilir. Bu seçenek, eşin kendisine kalan miras payı yüzünden borç yükü altına girmesini önleyebilir.

Mal Rejiminin Tasfiyesi: Katılma Alacağı Nedir?

Eşin miras payını tam olarak belirlemek için önce mal rejimi tasfiyesi yapılmalıdır. Eşler arasında, evlilik süresince edinilen malların paylaştırılması rejimi olarak kanunen edinilmiş mallara katılma rejimi (01.01.2002’den itibaren yasal mal rejimi) kabul edilmiştir. Bu rejime göre her eş, diğer eşle birlikte evlilik süresince edinilen mallara yarı yarıya ortak olur. Eşlerden biri vefat ettiğinde, sağ kalan eş evlilik birliği içinde edinilmiş malların toplam değerinin yarısını katılma alacağı olarak talep etme hakkına sahiptir.

Katılma alacağı, ölen eşin edinilmiş mal grubuna giren varlıklarının (örneğin çalışarak kazandığı gelirlerle alınan ev, araba, birikimler vb.) net değerinin yarısı demektir. Basit bir örnek vermek gerekirse; vefat eden eşin edinilmiş mal varlıklarının, borçlar çıkarıldıktan sonra kalan değeri 200.000 TL ise, sağ kalan eş 100.000 TL katılma alacağı hakkına sahip olur. Bu alacak, mirasın paylaşılmasından önce hesaplanır ve tereke (miras) borcu olarak kabul edilir. Yani sağ kalan eşin katılma alacağı öncelikle tereke dışında karşılanır, kalan kısım mirasçılar arasında yukarıda belirtilen oranlarda paylaştırılır.

Not: Edinilmiş mallara katılma rejimi 2002’den sonra evlenen veya mevcut evliliğinde başka bir mal rejimi seçmemiş çiftler için geçerlidir. 2002 öncesinde evlenmiş olanların, 01.01.2002 tarihinden sonraki mal edinimleri için de bu rejim uygulanır. Ancak 2002’den önceki dönemde edinilmiş mallar için yasal rejim mal ayrılığı olduğu için, o döneme ait mal paylaşımında katılma alacağı hakkı doğmayabilir. Bu durumda, sağ kalan eş, 2002 öncesinde edinilen ve diğer eşin üzerinde kayıtlı mallara yaptığı katkılar için katkı payı alacağı talep edebilir (aşağıya bakınız).

Katılma alacağı hakkı, sağ kalan eşin evlilik içinde edinilen mallara ilişkin emeğinin ve katkısının karşılığını almasını sağlar. Kanun gereği bu alacak, mirasbırakanın borcu sayılır ve öncelikle ödenir. Miras paylaşımı yapılırken, diğer mirasçılar bu alacağı ödemekle yükümlüdür. Fiilen uygulamada, mal rejimi tasfiyesi sırasında hesaplanan katılma alacağı miktarı, tereke hesabından düşülür ve sağ kalan eşe verilir. Sağ kalan eş hem terekenin alacaklısı (katılma alacağı talebiyle) hem de mirasçısı konumunda olabileceği için teknik olarak hem alacaklı hem borçlu sıfatını taşır. Bu durum, paylaşım sırasında hesaplamaların doğru yapılmasını gerektirir. Bursa avukat kadromuz, miras ve mal rejimi tasfiyesi konularında bu hesaplamaların adil biçimde yapılabilmesi için uzman desteği sağlamaktadır.

Peki, mal rejimi tasfiyesi sağ kalan eşin toplam alacağını nasıl etkiler? Sağ kalan eşin, miras payına ek olarak talep edeceği katılma alacağı, ona iki kalemden pay alabilir: (1) Katılma alacağı tutarı ve (2) yasal miras payı. Örneğin, sağ kalan eş birinci zümre (çocuklar) ile mirasçıysa mirasın 1/4’ünü alacak, ayrıca vefat eden eşin edinilmiş mallarının yarısını katılma alacağı olarak tahsil edecektir. Bu sayede, evlilik birliği içinde edinilen malvarlığının yarısı zaten sağ kalan eşin hakkı olarak verildikten sonra kalan yarım miras, kanuni oranlara göre bölüşülür. Unutmamak gerekir ki katılma alacağı için zamanaşımı süresi ölüm tarihinden itibaren 10 yıldır. Yani sağ kalan eş, vefatın gerçekleşmesinden itibaren 10 yıl içinde aile mahkemesinde mal rejimi tasfiyesi davası açarak katılma alacağını talep etmelidir. Bu süre geçerse, bu haktan mahrum kalabilir.

Katkı Payı Alacağı (Değer Artış Payı) ve Eşin Katkıları

Her evlilikte mal rejimi edinilmiş mallara katılma olmayabilir. Eşler, evlilik başında veya sırasında noter aracılığıyla mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçmiş olabilirler. Özellikle 2002 öncesinde evlenen birçok çift, o dönemdeki yasal rejim olan mal ayrılığı kapsamında kalmıştır. Mal ayrılığı rejiminde, her eş kendi üzerine kayıtlı malın sahibidir ve diğer eşin bu malda otomatik bir yarı pay hakkı olmaz. Ancak, bu durum sağ kalan eşin hiçbir hak talep edemeyeceği anlamına gelmez. Eşlerden biri diğerinin malvarlığının edinilmesine veya değer kazanmasına katkıda bulunmuşsa, bunun karşılığını talep etme imkânı vardır. İşte katkı payı alacağı bu noktada gündeme gelir.

Katkı payı alacağı, uygulamada değer artış payı alacağı olarak da anılır. Bu kavram, bir eşin, diğer eşin malına yaptığı maddi katkının, malın değerindeki artış oranında geri alınması anlamına gelir. Örneğin, ölen eşin adına kayıtlı bir ev aile konutu olarak kullanılıyordu ve sağ kalan eş bu evin alınması veya renovasyonu için kendi kişisel birikimlerinden önemli bir miktar para koyduysa, bu eşin katkısı göz ardı edilmez. Evin değerinde sağ kalan eşin katkısıyla bir artış meydana gelmişse, bu artışın oranına denk gelen bir alacak hakkı doğar. Diyelim ev, satın alındığında 500.000 TL değerindeydi; sağ kalan eş 100.000 TL katkı yaptı ve evin değeri vefat anında 800.000 TL oldu. Bu durumda evin değerindeki artış 300.000 TL’dir ve sağ kalan eşin katkı oranı 100.000/600.000 = %16,6’dır. Bu orana karşılık gelen değer artışı (~50.000 TL) ve başlangıçtaki katkısı toplamı olarak sağ kalan eş yaklaşık 150.000 TL katkı payı alacağına hak kazanabilir.

Katkı payı alacağı da tıpkı katılma alacağı gibi, sağ kalan eş tarafından diğer mirasçılara karşı talep edilir ve terekeden bir borç olarak ödenir. Bu talep genellikle, mal rejimi tasfiyesi davası içinde ileri sürülür veya ayrı bir alacak davası şeklinde açılabilir. Katkı payının ispatı için sağ kalan eşin yaptığı maddi katkıları belgelendirmesi gerekir (örneğin banka havaleleri, dekontlar, tanık beyanları gibi deliller). Mahkeme, katkı miktarını ve malın değer kazanımını hesaplayarak bu alacağa hükmeder. Katkı payı davası, özellikle mal ayrılığı rejiminde olup evlilik boyunca edinilen mallarda emeği geçen, ancak resmi kayıtlarda pay sahibi görünmeyen eşin hakkını korumak için önemlidir.

Özetle: Sağ kalan eş, vefat eden eşe ait malvarlığı üzerinde iki farklı kaynaktan hak talep edebilir: Miras hakkı (yasal miras payı) ve mal rejiminden kaynaklanan alacak hakları (katılma alacağı veya katkı payı). İlkinde, kanun kiminle mirasçı olduğunuza göre bir oran belirler; ikincisinde ise evlilik birliği içinde edinilen mallara yaptığınız katkının karşılığı size ödenir. Bu iki hakkın toplamı, sağ kalan eşin eline geçecek olan toplam değeri oluşturur. Miras hukuku ve eşler arası mal rejimi hükümleri iç içe geçtiği için sürecin doğru yönetilmesi çok önemlidir.

Eşi vefat eden kişinin miras payı nedir....

Sağ Kalan Eşin Aile Konutu ve Ev Eşyaları Üzerindeki Hakları

Eşini kaybeden kişilerin en önemli endişelerinden biri de aile konutunun akıbetidir. Aile konutu, eşlerin birlikte yaşadıkları, hayatlarını sürdürdükleri evdir ve Türk Medeni Kanunu sağ kalan eşe bu konut ile içindeki ev eşyaları üzerinde özel haklar tanımıştır. TMK m.240 uyarınca, sağ kalan eş, aile konutu ölen eşin mülkiyetinde ise, kendi katılma alacağı alacağından mahsup edilmek üzere konutun mülkiyetinin kendisine devrini talep edebilir. Katılma alacağı hakkı konutu almaya yetmezse, eksik kısmı bedel ödeyerek de olsa konutun sahibi olmayı isteyebilir. Bu durum, sağ kalan eşin evinden olmadan yaşamını sürdürebilmesi için getirilen bir güvencedir.

Bunun yanı sıra kanun, sağ kalan eşe, vefat eden eşinin ev eşyalarını kullanma ve mülkiyetini talep etme hakkı da tanır (TMK m.240 ve 652). Yani evdeki ortak kullanım eşyaları, mobilyalar, beyaz eşyalar gibi gündelik ev eşyaları üzerinde sağ kalan eş önceliklidir. Bu eşyaların mülkiyetinin sağ kalan eşte kalması, diğer mirasçıların taleplerine üstün tutulur. Uygulamada, aile konutu ve ev eşyaları hususunda sağ kalan eşin talepleri, miras paylaşımında öncelikle dikkate alınır ve gerekiyorsa mirasçılara diğer malvarlığından denkleştirme yapılır.

Örneğin, eşler birlikte yaşadıkları evde bulunan koltuk takımı, beyaz eşya, kişisel eşyalar gibi unsurlar için sağ kalan eş genellikle ek bir bedel ödemeksizin bunları alabilir. Aile konutu için ise çoğu zaman sağ kalan eşin miras payı ve katılma alacağı toplamı, evin değerini karşılamaya yettiğinde konut tamamen eşe özgülenir. Eğer yetmezse, sağ kalan eş eksik kalan kısım için diğer mirasçılara ödeme yaparak evi üzerinde tutabilir. Mahkeme, aile konutunun sağ kalan eşte kalmasının, özellikle eşin barınma ihtiyacı ve hayatının devamlılığı açısından yararlı olacağını gözetir. Bu haklar, ikinci evliliklerde veya birden fazla mirasçının bulunduğu durumlarda bile sağ kalan eşin mağdur olmaması için kritik önemdedir.

Sonuç ve Bursa Miras Avukatından Öneriler

Eşin vefatı sonrası miras paylaşımı ve mal paylaşımı süreçleri, teknik detaylar içerir ve sağ kalan eşin haklarının tam olarak korunmasını gerektirir. Sağ kalan eş, bir yandan kaybının üzüntüsünü yaşarken bir yandan da hukuki işlemlerle uğraşmak durumunda kalabilir. Bu noktada, sürecin doğru ilerlemesi için şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • Mal Rejimi Tasfiyesini Önceliklendirin: Eşinizin vefatı sonrasında mirası paylaşmadan önce edinilmiş malların tasfiyesi yapılmalıdır. Bu tasfiye sonucunda katılma alacağı veya katkı payı gibi alacaklarınız hesaplanacak ve önce bu alacaklar tahsil edilecektir. Bu sayede miras payınız doğru zeminde belirlenecektir.
  • Yasal Miras Payınızı Hesaplayın: Yukarıda belirtilen zümre sistemine göre hak ettiğiniz miras oranını tespit edin. Çocuklar, anne-baba veya diğer akrabalarla birlikte mirasçı olma durumunuza göre 1/4, 1/2, 3/4 veya tamamı şeklindeki paylardan hangisinin size düştüğünü bilin. Bu hesap, ileride miras taksim sözleşmesi yaparken veya dava açarken talep edeceğiniz miktarı netleştirmenizi sağlar. Noterlerden veraset ilamı alarak miras payınızı resmi bir belge ile görebilirsiniz, yapılacak tüm işlemler için veraset ilamı gerekli olacağından dolayı almak faydanıza olacaktır.
  • Aile Konutu ve Eşya Haklarınızı Kullanın: Eşinizle ortak yaşam sürdüğünüz konut ve ev eşyaları konusunda yasal haklarınız olduğunu unutmayın. Aile konutunda kalmaya devam etmek istiyorsanız, bunu miras paylaşımında açıkça talep edin. Gerekirse TMK 240 kapsamında konutun adınıza devrini talep etme hakkınız bulunuyor. Ev eşyalarının tarafınıza bırakılması hususunda da yasal önceliğiniz vardır.
  • Süreleri Kaçırmayın: Miras hukukunda bazı işlemler için süre sınırlamaları vardır. Özellikle mal rejimi tasfiyesi davası (katılma alacağı/katkı payı) için 10 yıllık zamanaşımı süresini kaçırmayın. Mirasın reddi düşünüyorsanız, ölümden itibaren 3 ay içinde karar vermelisiniz (TMK m.606). Bu süreleri geçirdiğiniz takdirde önemli hak kayıpları yaşayabilirsiniz.
  • Uzman Hukuki Destek Alın: Miras ve mal paylaşımı konuları teknik ayrıntılar içerir. Bursa miras avukatı olarak deneyimli ekibimiz, sağ kalan eşin haklarını korumak için gerekli tüm hukuki adımları titizlikle planlamakta ve uygulamaktadır. Özellikle birden fazla mirasçı varsa veya ikinci evlilik gibi karmaşık aile durumları söz konusuysa, uzman bir Bursa avukat yardımı ile süreci yönetmek haklarınızın güvencesi olacaktır.

Eşinizin kaybı gibi zor bir dönemde, yasal haklarınızı bilmek ve korumak oldukça önemlidir. Yukarıda detaylı şekilde anlattığımız üzere, sağ kalan eşin miras payı ve mal rejiminden doğan hakları kanunla güvence altına alınmıştır. Bursa miras avukatı olarak, müvekkillerimizin bu haklarını en etkin biçimde kullanabilmeleri için yanınızdayız. Miras paylaşımı ve mal rejimi tasfiyesi süreçlerinde doğru bilgi ve deneyimle hareket etmek, ileride doğabilecek anlaşmazlıkları en aza indirecektir. Bu konuda daha fazla bilgi ve bireysel danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilir, durumunuza özel en uygun çözümleri birlikte değerlendirebiliriz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Eşim vefat etti, mirastan ne kadar pay alırım?
Eşin miras payı, vefat eden kişinin hangi akrabalarıyla birlikte mirasçı olduğuna göre değişir. Çocukları varsa 1/4, anne-babası varsa 1/2, büyük anne-babası varsa 3/4 pay alırsınız. Eğer başka yasal mirasçı yoksa mirasın tamamı size kalır.
Boşanma davası devam ederken eşim vefat etti. Miras alabilir miyim?
Eğer boşanma kararı kesinleşmemişse ve ölen eş davayı açtıysa, sağ kalan eşin kusurlu olup olmadığına göre miras hakkı kaldırılabilir. Aksi halde, boşanma kesinleşmediği sürece mirasçı olursunuz.
Sağ kalan eşin katılma alacağı ne demektir?
Katılma alacağı, evlilik süresince edinilen malların yarısı üzerinde sağ kalan eşin hakkıdır. Miras paylaşımı öncesinde hesaplanır ve mirasın dışında tutulur.
Katkı payı alacağı ile katılma alacağı arasındaki fark nedir?
Katılma alacağı yasal mal rejimine (edinilmiş mallara katılma) dayanır; katkı payı alacağı ise mal ayrılığı gibi rejimlerde eşin yaptığı maddi katkıların karşılığını ifade eder.
Mal rejimi tasfiyesi yapılmadan miras paylaşılabilir mi?
Hayır. Önce mal rejimi tasfiyesi yapılmalı, yani eşin katılma veya katkı payı alacakları belirlenmelidir. Aksi halde miras hatalı paylaşılmış olur.
Aile konutu üzerindeki hakkım nedir?
Sağ kalan eş, TMK 240. maddeye göre aile konutunun mülkiyetinin kendisine devrini talep edebilir. Bedel farkı varsa bunu ödeyerek konutun sahibi olabilir.
Ev eşyaları da mirasa dahil olur mu?
Evet. Ancak TMK 240 ve 652. maddelerine göre, ev eşyaları genellikle sağ kalan eşe bırakılır. Diğer mirasçılara denkleştirme yapılabilir.
Saklı pay ne demektir ve eşin saklı payı nedir?
Saklı pay, mirasçının vazgeçilemez yasal hakkıdır. Eşin saklı payı, birinci veya ikinci zümreyle birlikte mirasçıysa tamamı; üçüncü zümreyle birlikteyse 3/4’tür. Vasiyetnameyle bu kısmı ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Mirasın reddi ne kadar sürede yapılmalı?
Vefat tarihinden itibaren 3 ay içinde miras reddedilebilir (TMK m.606). Bu süreyi geçiren kişi mirası kabul etmiş sayılır.
Katılma alacağı için dava açma süresi ne kadardır?
Katılma alacağı hakkı için zamanaşımı süresi 10 yıldır. Vefat tarihinden itibaren 10 yıl içinde dava açılmazsa bu hak kaybedilir.
Mal rejimi sözleşmesi miras payını etkiler mi?
Hayır. Mal rejimi sözleşmeleri miras payını değil, mirasa dahil olacak malvarlığının kapsamını etkiler. Örneğin mal ayrılığı varsa, edinilen mallar kişisel mal sayılabilir.
Yukarıdaki bilgilendirme yazısı genel niteliktedir ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Özel durumlarınız için bir Bursa aile avukatı ile görüşmeniz en doğru yaklaşım olacaktır.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.


Cart (0 items)

Avukat Nurettin Canata – Avukatlık Bürosu, deneyimli avukat ve danışman kadrosuyla ceza, iş, ticaret, miras, boşanma ve pek çok hukuk alanında profesyonel hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunmaktadırŞeffaf, çözüm odaklı ve titiz yaklaşımımızla, müvekkillerimizin haklarını en iyi şekilde savunuyor, hukuki süreçleri güvenle yönetiyoruz.

+90 533 723 12 34

Adres

Sakarya, 1. Sezen Sk. Alihan İş Hanı No: 7/12, 16245 Osmangazi̇/Bursa