Türkiye’de evlilik sırasında kadının hangi soyadını kullanacağı meselesi, özellikle son yıllarda önemli hukuki değişikliklere uğramıştır. Geleneksel olarak, evlenen kadın kocasının soyadını alır ve evlilik öncesi (bekârlık) soyadını kullanmaya tek başına devam edemezdi. Ancak zaman içinde toplumsal cinsiyet eşitliği yönündeki talepler ve yargı kararları bu durumu değiştirmeye başladı. Günümüzde kadın kendi kızlık soyadını evlendikten sonra da kullanabilir mi sorusu, evlilik hazırlığındaki pek çok kadın (ve eş) için merak konusudur. Bu yazımızda, Bursa avukat ekibimizin aile hukuku alanındaki tecrübesiyle derlediğimiz bilgiler ışığında, evlilikte kadının soyadı konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Amaç, müvekkil adayları ve özellikle Bursa’daki okurlarımız için hem güncel hukuki durumu açıklığa kavuşturmak hem de “Bursa aile avukatı” arayışında olanlara yol göstermektir.

Kadının Soyadı Konusunda Mevcut Yasal Durum
Türk Medeni Kanunu m.187 uzun yıllar boyunca evli kadının soyadını düzenlemiştir. Bu maddeye göre “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir.” Hükme göre kadın, evlenince kocasının soyadını taşımak zorundaydı; yalnızca resmi başvuru ile kendi bekârlık soyadını, koca soyadının önünde ikinci soyadı olarak kullanma hakkı tanınmaktaydı. Yani kanun kadına çift soyadı imkânı veriyor, fakat kendi soyadını tek başına kullanma seçeneğini açıkça tanımıyordu.
Bu yasal durum, eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle defalarca yargı mercilerinin gündemine geldi. Özellikle 2015 yılında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hiçbir geçerli sebep aranmaksızın kadının evlilik birliği içinde sadece kendi bekârlık soyadını kullanabileceğine karar verdi. Bu karar, pek çok kadının Aile Mahkemesi’nde dava açarak sadece kızlık soyadını kullanma hakkını elde etmesinin yolunu açtı. Nihayetinde Anayasa Mahkemesi de bu konuda devreye girerek tarihi bir değişikliğe imza attı.
Anayasa Mahkemesi’nin 22.02.2023 tarihli kararı ile TMK 187. maddesinin kadının soyadını düzenleyen hükmü iptal edildi.
Karar ile ilgili Anayasa Mahkemesi basın duyurusuna ulaşmak için tıklayınız.
“Kadının evlenmeden önceki soyadını evlilikten sonra da tek başına kullanma hakkı, kişilik hakkının bir parçası olarak değerlendirilmekte ve Anayasa’nın 20. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. ve 14. maddeleri kapsamında koruma altına alınmaktadır. Bu konuda Anayasa Mahkemesi, AİHM ve Yargıtay tarafından kadının sadece eşinin soyadını kullanmaya zorlanmasının cinsiyet temelli ayrımcılık oluşturduğu vurgulanmıştır.
Anayasa Mahkemesi, kadının evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanamamasının, eşitlik ilkesini (Anayasa m. 10) ihlal ettiğine ve kadın ile erkek arasında nesnel ve makul bir ayrım gerekçesi olmaksızın farklı muamele yapıldığına karar vererek ilgili kuralı iptal etmiştir.
Kamu yararı gerekçesiyle getirilen düzenlemelerin (nüfus düzeni, aile bütünlüğü gibi) bu ayrımcılığı haklı kılmadığı, ortak soyadı oluşturmanın farklı yollarla da mümkün olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, kanun koyucunun bu konuda takdir yetkisinin çok sınırlı olduğu da vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, kadının evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanma hakkı, hem Anayasa’ya hem de uluslararası sözleşmelere dayanmakta olup, buna engel olan düzenlemeler hak ihlali niteliğindedir.”
Yüksek Mahkeme, erkeğin doğumla kazandığı soyadını ömür boyu kullanabilirken kadına aynı hakkın tanınmamasını eşitlik ilkesine aykırı bulmuştur. Bu iptal kararı 28 Nisan 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere karar verilmiştir. Nitekim belirtilen 9 aylık sürenin dolmasıyla 28 Ocak 2024 itibariyle kadınların evlenince koca soyadını alması zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Artık kanunen evlenen kadın, sadece kendi kızlık soyadını kullanma hakkına sahiptir. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, kadın ve erkek arasında soyadı konusunda yıllardır süregelen eşitsiz uygulamayı sona erdirmeyi amaçlamaktadır.
Evlilikte Kadının Soyadı Seçenekleri
Güncel hukuki duruma göre evlilik halinde kadının soyadı konusunda üç farklı seçenek söz konusudur. Kadın; yalnızca eşinin soyadını alabilir, kendi bekârlık soyadı ile eşinin soyadını birlikte kullanabilir veya sadece kendi bekârlık soyadını kullanabilir. Her bir seçeneğin şartları ve sonuçları şu şekilde açıklanabilir:
Evlenince Kadının Soyadı Seçenekleri
| Seçenek | Kapsamı | Başvuru Gerekir mi? | Uygulamadaki Durum | Resmî Belgeler |
|---|---|---|---|---|
| 1. Yalnızca Eşin Soyadını Kullanmak | Kadın evlenince yalnızca eşinin soyadını alır. | Hayır | Otomatik olarak nüfusa geçer. | Nikâh sonrası kimlik yenilenir. |
| 2. Çift Soyadı Kullanmak (Bekârlık Soyadı + Eşin Soyadı) |
Kadın hem kendi hem eşinin soyadını kullanır. | Evet – evlilik başvurusunda ya da e-Devlet üzerinden yapılabilir. | Nüfus kaydında çift soyadı görünür. | Tüm belgeler yeni soyadına göre düzenlenir. |
| 3. Yalnızca Kendi Soyadını Kullanmak | Kadın sadece bekârlık soyadını taşır. | Evet – mahkeme kararı gereklidir. | Anayasa Mahkemesi kararıyla mümkün ama uygulamada dava zorunludur. | Aile Mahkemesi kararı sonrası nüfus kayıtları güncellenir. |
1. Eşinin Soyadını Almak (Tek Soyadı Olarak Koca Soyadı)
Kadın evlendikten sonra hiçbir başvuru yapmaz veya tercih belirtmezse, otomatik olarak kocasının soyadını alır. Bu uygulama, uzun yıllardır Türkiye’de varsayılan ve en yaygın uygulamadır. Nitekim resmi istatistikler, evli kadınların büyük çoğunluğunun (%96,4) yalnızca eşinin soyadını kullandığını ortaya koymaktadır. Eğer kadın yalnızca eşinin soyadını kullanırsa, evlilikle birlikte nüfus kayıtlarına yeni soyadı işlenir ve nikâhtan sonraki 10 gün içinde bu değişiklik sistemde görünür hale gelir. Bu değişiklik yapıldıktan sonra kadın, nüfus müdürlüğüne başvurarak yeni soyadını taşıyan kimlik kartını çıkarabilir. Mevzuata göre kimlik yenileme için belirli bir süre sınırı veya ceza öngörülmemiştir; ancak resmi işlemlerde sıkıntı yaşamamak adına çok gecikmeden kimlik ve diğer belgelerin yenilenmesi tavsiye edilir.
Eşinin soyadını almak, kadının tüm resmi işlemlerde o soyadı kullanacağı anlamına gelir. Bu seçenekte kadının doğumla kazandığı soyadı nüfus kayıtlarından eşinin soyadı olarak güncellenir. Evlilik sona ererse (örneğin boşanma halinde), kadın genellikle bekârlık soyadına geri döner – bu dönüş, boşanma ilamı kesinleştiğinde nüfus müdürlüğünce resen yapılır. Özetle, kadın evlilikle eşinin soyadını almayı tercih edebilir ve bu durumda herhangi bir ek başvuru yapmasına gerek yoktur; ancak evlendikten sonra kimlik, pasaport, ehliyet gibi belgelerini yeni soyadına göre yenilemesi gerekeceğini unutmamalıdır.
2. Çift Soyadı Kullanmak (Kendi Soyadı + Eşinin Soyadı)
Türk hukukunda 1997 yılından bu yana evli kadının çift soyadı kullanma hakkı bulunmaktadır. Çift soyadı, kadının bekârlık soyadı ile kocasının soyadını birlikte kullanması demektir (örneğin “Ayşe Yılmaz Kaya” şeklinde). Kadın evlenirken çift soyadı kullanmak istiyorsa, bunu nikâh başvurusu esnasında belirtmelidir. Evlendirme dairesine yapılan başvuru sırasında, kayıt memurundan alınacak bir soyadı dilekçesi/formu doldurularak, kendi soyadını eşinin soyadıyla birlikte kullanmak istediği yazılı olarak beyan edilir. Bu başvuru sonucunda evlilik nüfus kütüğüne tescil edilirken kadının soyadı iki soyadı olarak kaydedilir.
Çift soyadı kullanımına karar veremeyen veya başvurusu sırasında belirtmeyi unutan kadınlar için de sonradan bir imkân vardır. Evlendikten sonra da nüfus idaresine başvurarak, bekârlık soyadını eşinin soyadı önüne ekletebilirler. Günümüzde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, bu tür başvuruları e-Devlet sistemi üzerinden de kabul etmektedir. E-Devlet Kapısı’nda sunulan “Evli / Dul veya Boşanmış Kadınların Soyadı Değişikliği Başvurusu” hizmeti aracılığıyla, kadınlar eşlerinin soyadıyla birlikte kendi önceki soyadlarını kullanmak için talepte bulunabilirler. Alternatif olarak, kadın T.C. kimlik kartı, nüfus cüzdanı, pasaport, sürücü belgesi gibi kimlik belgelerinden biriyle birlikte nüfus müdürlüğüne yazılı dilekçe vererek de bu işlemi gerçekleştirebilir. Sonuç olarak, çift soyadı kullanmak isteyen kadınlar için süreç oldukça kolaylaştırılmıştır; önemli olan, talebin resmi olarak iletilmesidir.
Çift soyadı kullanan kadın, tüm resmi işlemlerde her iki soyadını birden kullanır. Bu durumda da evlilik sonrası kimlik belgelerinin güncellenmesi gerekir (çünkü soyadı değişikliği söz konusudur). Çift soyadı ileride boşanma halinde, kadın otomatik olarak koca soyadını bırakıp bekârlık soyadına döner. (Ancak boşanma sonrası kadının menfaati gerektiriyorsa ve eski eş de itiraz etmezse, mahkeme kararıyla kadının koca soyadını kullanmaya devam edebilmesi Medeni Kanun gereğince mümkündür. Bu istisnai durum, genellikle profesyonel nedenlerle tanınan bir haktır ve hakim takdirine bağlıdır.)
3. Kendi (Bekârlık) Soyadını Tek Başına Kullanmak
Kadının evlendikten sonra yalnızca kendi bekârlık soyadını kullanması, Anayasa Mahkemesi’nin 22.02.2023 tarihli ve 2022/155 E., 2023/38 K. sayılı kararıyla mümkün hale gelmiş gibi görünse de, uygulamada bu hakkın kullanımı hâlâ ciddi sınırlamalara tabidir.
Anayasa Mahkemesi, TMK m.187 hükmündeki “Kadın evlenmekle kocasının soyadını alır” ibaresini, eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal etmiş ve kadının yalnızca kendi soyadını kullanabilmesine olanak tanımıştır. Ancak bu kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte mevzuatta herhangi bir düzenleme yapılmamış, ilgili Nüfus Hizmetleri Yönetmeliği de aynı şekilde kalmıştır. Yönetmelik ise açıkça kadının kendi soyadını tek başına kullanabilmesi için mahkeme kararı aramaktadır.
Uygulamada Ne Oluyor?
- Evlendirme memurları, nikâh başvurusu sırasında kadının yalnızca kendi soyadını kullanmak istediğine dair bir talepte bulunması halinde dahi bu talebi kabul etmemekte ve nüfus kaydını TMK m.187’ye (iptal edilmiş olsa da) dayanarak koca soyadıyla işlemektedir.
- Nüfus müdürlükleri de benzer şekilde, kadının tek soyadıyla tescil edilmesini ancak bir mahkeme kararıyla mümkün görmektedir. Anayasa Mahkemesi kararına rağmen İçişleri Bakanlığı uygulaması değiştirmediği için bu hakkın kullanımı fiilen engellenmektedir.
- Bu nedenle kadın, sadece kendi bekârlık soyadını kullanmak istiyorsa, halen Aile Mahkemesi’ne başvurarak soyadı düzeltim davası açmak zorundadır.
Soyadını Tek Başına Kullanmak İçin İzlenecek Yol
- Aile Mahkemesi’ne Dava Açılması: Kadın, evlendikten sonra sadece kendi bekârlık soyadını kullanmak istiyorsa, bağlı bulunduğu yer Aile Mahkemesi’nde soyadı düzeltme davası açmalıdır. Davada Anayasa Mahkemesi’nin 2023/38 sayılı kararı ile birlikte eşitlik ilkesine (AY m.10) ve kişilik haklarına (AY m.17) dayanılmaktadır.
- Davalı Gösterilecek Kurum ve kişiler: Davalı olarak Nüfus Müdürlüğü ve eş gösterilmelidir.
- Mahkeme Kararıyla Tescil: Aile Mahkemesi, kadının yalnızca kendi soyadını kullanmak istemesini kişilik hakkı kapsamında değerlendirerek genellikle ilk duruşmada kabul kararı vermektedir. Bu kararın kesinleşmesinin ardından, kadının soyadı nüfus kayıtlarında tek başına kendi bekârlık soyadı olarak güncellenir.
- Kimlik ve Resmi Belgelerin Güncellenmesi: Mahkeme kararıyla birlikte nüfus müdürlüğü gerekli işlemleri yapar. Eğer değiştirmişse kadın yeni kimlik, pasaport ve diğer belgelerini bu soyadıyla tekrar yenileyebilir.
Ne yazık ki mevzuat ile Anayasa Mahkemesi kararı arasındaki bu uygulama boşluğu, yalnızca kendi soy adını kullanmak isteyen kadınları hâlen dava açmak zorunda bırakmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından yeni bir yasa çıkmadığı ve yönetmelik değişmediği sürece, uygulama bu şekilde devam etmektedir.
Dolayısıyla kadınlar yalnızca kendi soyadlarını taşımak istiyorlarsa:
- Yalnızca beyanla bu hakkı kullanmaları mümkün değildir.
- Dava açmaları gerekmektedir.
- Bursa aile avukatı desteğiyle bu süreci daha etkili ve hızlı şekilde yönetebilirler.

Sonuç
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı hukuken önemli bir kazanım olsa da, Türkiye’de kadının evlendikten sonra sadece kendi soyadını kullanabilmesi için hâlâ yargı yoluna başvurması gerekmektedir. Uygulamada bu konuda değişiklik yapılmadığı sürece, kadınların kimliklerini koruma hakkı ancak mahkeme kararıyla hayata geçebilmektedir. Bu süreçte, alanında uzman bir Bursa avukat desteğiyle hareket etmek, süreci daha sağlıklı yürütmek açısından büyük avantaj sağlar.
Çocuğun Soyadı Konusu
Evlilik birliğinde kadının kendi soyadını kullanabilmesi yönünde önemli adımlar atılmış olsa da müşterek çocukların soyadı meselesi ayrı bir şekilde düzenlenmiştir ve bu noktada henüz bir değişiklik yoktur. Türk Medeni Kanunu’na göre, evlilik devam ettiği sürece doğan çocuk, babasının soyadını taşır. Annenin soyadı farklı olsa bile, çocuk otomatik olarak baba soyadını alır.
Bu durum, annenin evlilikte kendi soyadını kullanması halinde aile içinde farklı soyadı taşıyan bireyler olmasına yol açabilir. Örneğin anne kendi kızlık soyadı “Öztürk”ü kullanırken, çocuğun soyadı baba üzerinden “Yılmaz” olabilir. Uygulamada anne ve çocuğun soyadının farklı olması bazı kafa karışıklıklarına veya idari zorluklara neden olabilmektedir. Örneğin okul kayıtlarında, hastane işlemlerinde veya seyahatlerde anne-çocuk ilişkisinin ispatı için nüfus kayıt örneği gibi belgelerin gösterilmesi gerekebilir. Ancak bu farklılık hukuken annenin velayet haklarını veya çocuk üzerindeki haklarını herhangi bir şekilde etkilemez; yalnızca pratik bir sorundur.
Günümüzde kadının evlilikte kendi soyadını kullanabilmesine imkân tanınırken, çocukların soyadı konusunda henüz benzer bir esneklik tanınmamıştır. Evli çiftlerin çocukları, annenin soyadı tercihinden bağımsız olarak baba soyadını almaya devam etmektedir. Bu nedenle anne adayları, kendi soyadlarını koruma kararı alırken çocukların soyadı konusundaki bu durumu da göz önünde bulundurmalıdır.
Eşlerin boşanmış olması ve velayetin anneye verilmiş olması halinde ise anne gene mahkeme kararı ile çocuğa kendi soy adını verebilecektir.
Yargıtay bu konuda yaptığı bir değerlendirmede, boşanmış olan bir annenin çocuğuna kendi soy adını verebileceğini, aksi halde ayrımcılık yasağının ihlal edileceğini, çocuğun üstün yararı ve psikolojik gelişimi için de anneye ait soy adın kullanılmasının uygun olduğuna karar vermiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/1306 Esas, 2018/4719 Karar Sayılı, 09.04.2018 Tarihli Karar
Anayasa Mahkemesi’nin emsal kararlarına göre, velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme yetkisi yalnızca babaya tanınamaz; bu durum ayrımcılık yasağını ihlal eder. Çocuğun üstün yararı, psikolojik gelişimi ve tanık beyanları da soyadının anneye ait soyadıyla değiştirilmesini desteklediğinden, yerel mahkemenin ret kararı hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararları kapsamında; “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesinin de irdelenmesi gerekmektedir. Bu ilkenin en genel anlamdaki tanımı, çocuğun yararlarının her zaman ve her koşulda öncelikle korunması olup, çocuk hukukunda karşılaşılan tüm sorunlarda, görevli ve yetkililere yol gösteren, çocuk yararına çözümün tercih edilmesini emreden, zayıfı, güçlüye karşı koruyan en üst ilkedir (AKYÜZ,Emine Çocuk Hukuku Çocuk Haklarının Korunması, 2012 s. 10). Çocuğun üstün yararı, çocuğu ilgilendiren her işte göz önüne alınması zorunlu olan ve belirli bir somut olayda çocuk için en iyisinin ne olduğunu belirlemede dikkate alınan bir ölçüt, bir kılavuzdur. Çocuğun üstün yararı çocuğun haklarını garanti altına alan bir işlev de üstlenmektedir (YÜCEL,Özge Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1 Sayı 2, Aralık 2013, s. 117-137). Esasın da çocuğun üstün yararına gereken önemin verilmesi, yalnızca çocuğun ya da ana babanın değil, toplumun da menfaatinedir. Çünkü çocuğun sosyal, kültürel, fiziksel ve psikolojik yönden olumlu gelişimi, ilerde toplumda zararlı davranışlarının ortaya çıkmasını da engelleyecektir (BAKTIR, Çetiner Selma, Velayet Hukuku, Ankara 2000 s.33).
Somut olayda, velayet hakkına sahip davacı anne, soyadlarının farklı olmasından çocuğun rahatsız olduğunu ve anne ile aynı soyadını taşımak istediğini ileri sürmüş olup, davacı tanıkları da davalı babanın çocuğuna ilgisiz olduğunu, yaklaşık üç yıldır babanın çocuğunu görmeye gelmediğini, çocuğun birlikte yaşadığı anne ile aynı soyadını taşımamaktan rahatsız olduğunu, anne ile aynı soyadını taşımak isteğini sürekli dile getirdiğini, kendisini tanıtırken soyadını annenin soyadı olan “Karakol” olarak ifade ettiğini beyan etmişlerdir. Çocuğun soyadının annenin soyadı ile değiştirilmesi halinde çocuğun üstün yararı bakımından ruhsal gelişiminin olumsuz etkileneceği ileri sürülmediği gibi, az önce açıklanan tanık beyanlarından çocuğun soyadının annenin soyadı olarak değiştirilmesinin çocuğun üstün yararına olabileceği anlaşılmaktadır.
Kararın tam metnine ulaşmak için tıklayınız. (2 HD 2018-1306)
Sonuç ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı hukuken önemli bir kazanım olsa da, Türkiye’de kadının evlendikten sonra sadece kendi soyadını kullanabilmesi için hâlâ yargı yoluna başvurması gerekmektedir. Uygulamada bu konuda değişiklik yapılmadığı sürece, kadınların kimliklerini koruma hakkı ancak mahkeme kararıyla hayata geçebilmektedir. Bu süreçte, alanında uzman bir Bursa avukat desteğiyle hareket etmek, süreci daha sağlıklı yürütmek açısından büyük avantaj sağlar.
- Hukuki Destek Alın: Özellikle evlilik öncesi soyadı tercihi konusunda emin olamayanlar veya evlilik sonrasında soyadıyla ilgili dava açmak zorunda kalanlar, bir uzmandan danışmanlık almalıdır. Bursa aile avukatı desteğiyle, haklarınızı daha etkin şekilde savunabilir ve bürokratik engelleri aşabilirsiniz. Tecrübeli bir Bursa avukat, hem başvuru sürecinde doğru yönlendirme yapacak hem de gerekirse dava yoluyla istenen sonuca ulaşmanıza yardımcı olacaktır.
Kadınların evlilikte soyadı seçme hakkı, ülkemizde yeni yeni pekişen bir kazanımdır. Bu hakkın bilinçli bir şekilde kullanılması ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmaktan çekinilmemesi önemlidir. Unutmayın ki mevzuat kadınlara bu seçeneği tanımasa bile yüksek yargı organlarının kararları sayesinde bu hak fiilen elde edilmiştir. Eşitlik ilkesinin bir gereği olarak, artık kadınlar evlenirken isterlerse kendi soyadlarını taşımaya devam edebilirler. Bu süreçte kafanıza takılan sorular için bir uzmana danışmaktan çekinmeyin ve kararınızı toplumsal baskılardan ziyade kendi tercihlerinize göre verin. Unutmayın, soyadınız sizin kimliğinizdir ve onu nasıl kullanacağınıza dair seçim hakkı da size aittir.

Yorumlar (1)
Lütfen bu blog hakkındaki düşüncelerinizi yorum bölümünde paylaşın.
Mustafa Er
4 August 2025Kendi soy adını kullanıp da ne yapacakmış, geleneklerimize uygun kocasının soy adını kullanması lazım herkesin.