Karşı vekalet ücreti, dava sonunda haksız çıkan tarafın, haklı çıkan tarafın avukatına ödemekle yükümlü olduğu bir yargılama gideridir. Mahkeme kararında karşı tarafa yüklenen bu ücret, davayı kazanan tarafın avukatına ödenir. Bursa avukatlarına da sıkça yöneltilen bu kavram, kimin tarafından ödendiği ve kime ait olduğu konusunda bazen yanlış anlaşılmalara yol açabilmektedir. Aşağıda, karşı vekalet ücretinin ne olduğu, kim tarafından ödeneceği, kime ait olduğu ve nasıl belirlendiği gibi önemli noktaları başlıklar halinde ele alıyoruz.

Karşı Vekalet Ücreti Nedir?
Hukuk sistemimizde avukatlık ücreti genel olarak iki türdür: müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan akdi vekalet ücreti (yani avukatın kendi müvekkilinden aldığı ücret) ve mahkemece hükmedilen karşı vekalet ücreti (diğer adıyla kanuni vekalet ücreti). Karşı vekalet ücreti nedir? Kısaca açıklamak gerekirse, davayı kazanan tarafın avukatının emeğinin, davayı kaybeden tarafça ödenmesini sağlayan bir mekanizmadır. Bir başka deyişle, davayı kazanan taraf eğer bir avukatla temsil edilmişse, kaybeden tarafın belirlenen tarifeye göre karşı tarafın avukatlık ücretini ödeme yükümlülüğü vardır. Bu ücret, yargılama giderlerinin bir parçası olup haksız çıkan tarafa mahkeme tarafından masraf kalemi olarak yükletilir. Şayet kazanan taraf duruşmalarda avukat ile temsil edilmemiş (yani avukatı yok) ise, karşı taraf vekalet ücreti hükmedilmez.
Karşı Vekalet Ücretini Kim Öder?
Karşı vekalet ücretini kim öder? Bu ücreti, davayı kaybeden taraf öder. Mahkeme kararıyla, haksız bulunan taraftan alınarak haklı bulunan tarafın avukatına verilmesine hükmedilir. Örneğin, davacı açtığı davayı kaybederse mahkeme davalı tarafın avukatına tarifeye göre hesaplanan vekalet ücretini ödemesine karar verir. Tersi durumda, eğer davalı haksız bulunup davayı kaybederse, bu kez davacının avukatına karşı vekalet ücreti ödenmesine karar verilir.
Davanın kısmen kazanılıp kısmen kaybedildiği durumlar da olabilir. Böyle hallerde mahkeme, kısmi kabul ve ret oranlarına göre her iki taraf lehine de vekalet ücreti hesaplar. Yani davanın hangi kısmında haksız çıkıldıysa, o oranda karşı tarafa vekalet ücreti ödenir. Bu duruma örnek olarak: Davanın %70’inde haklı çıkan davacı, kalan %30’luk kısım için davalı lehine vekalet ücreti ödemek zorunda kalabilir; davalı ise davacının haklı olduğu %70’lik kısım için onun avukatına ücret öder. Bu şekilde, kısmi haklılık durumlarında herkes kaybettiği oranda karşı tarafa avukatlık ücreti öder.
Ceza dosyalarında sanık beraat ettiği takdirde ise avukatlık ücreti devlet tarafından sanığın avukatına ödenir.
Karşı Vekalet Ücreti Kime Aittir?
Peki karşı vekalet ücreti kime aittir – müvekkile mi, yoksa avukata mı? Bu noktada bazen kafa karışıklığı yaşanmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin son fıkrasında bu konu çok net bir şekilde belirtilmiştir: “Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir.” Yani mahkemece karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti, davayı kazanan kişinin kendisine değil, onu temsil eden avukata ait kabul edilir.
Yani avukatın kazandığı bu ücrete müvekkilin borçlarından dolayı el konulamaz veya müvekkilin diğer tarafın avukatına borcu varsa bile bu parayla otomatik olarak mahsup edilmez.
Uygulamada, avukat ile müvekkil arasındaki anlaşmalara göre farklı durumlar görülebilir. Genel kural, karşı vekalet ücretinin avukata ait olmasıdır. Ancak avukatlık ücret sözleşmesinde taraflar aksini kararlaştırabilir. Örneğin bazı avukatlar, müvekkiliyle yaptığı sözleşmede “dava sonunda karşı taraftan vekalet ücreti tahsil edilirse, bu tutar müvekkile iade edilir veya toplam ücretten düşülür” gibi bir madde koyabilir. Böyle özel bir sözleşme hükmü yoksa, mahkemece hükmedilen karşı vekalet ücreti tamamen avukata ait olacaktır. Müvekkil, davayı kazandığında karşı taraftan gelen bu ücreti avukatına bırakmak durumundadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/7644 Esas, 2005/7978 Karar Sayılı, 14.07.2005 Tarihli Karar
İşçinin iş yeri değişmiş, işçi bir yerine ulaşım zorluğu nedeniyle iki araç kullanmak zorunda kalmıştır. Bu durum iş şartlarında esaslı değişiklik sayılır. İşçi kısa sürede fesih bildiriminde bulunduğundan, kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Kararın ilgili metni
Anılan hükmün emredici olup olmadığı ise öncelikle metnin yazılışından düzenleme amacından anlaşılır. Genel ahlak kamu düzeni, kişilik hakları, zayıfın korunması amaçlanan hükümler emredicidir. Avukatlık Kanunu mad. 164/2. fıkrasında yer afan “yüzde yirmi beşi geçmemek üzere” üçüncü fıkrada “mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz” keza “Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz” ifadelerine rağmen mahkemece karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağına ilişkin mad. 164/f.son hükmü yasaklayıcı bir anlatım içermediği gibi bu hükmün genel ahlak, kamu düzeni kişilik hakları ve zayıfın korunması haklarına ilişkin olmadığı bu nedenle düzenleyici norm olduğu kabul edilmelidir.
Bundan ayrı 164. maddenin son fıkrasında yer alan “aksi kararlaştırımadıkça” ifadesinin 4667 sayılı Yasa İLe değiştirilen metinde yer almaması bu hükmün (164. maddenin son fıkrası (ilk) cümlesinin) aksine sözleşme yapılamayacağı sonucunu doğurmaz. Böyle bir düzenleme ile hükmün yasak -buyruk- koyan emredici hukuk normu haline geldiği de kabul edilemez.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA karar verilmiştir..”
Kararın tam metnine ulaşmak için tıklayınız. (3HD 2005/7644)
Karşı Vekalet Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Mahkemenin hükmettiği karşı vekalet ücreti, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ne göre belirlenir. Her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanan bu tarife, avukatlık ücretlerinin alt sınırlarını ve hesaplama usullerini gösterir. Karşı vekalet ücreti nasıl hesaplanır? Bu noktada davanın türü ve değeri önem taşır. Tarifede davalar genel olarak iki kategoriye ayrılır:
- Maktu vekalet ücreti: Konusu para ile ölçülemeyen veya belirli bir değeri olmayan davalarda uygulanır. Örneğin boşanma, velayet, ceza davası, idari dava gibi konularda mahkeme, tarifede belirtilen sabit (maktu) ücreti karşı vekalet ücreti olarak belirler. Bu sabit tutar, davanın niteliğine göre değişir ancak dava değerine bağlı değildir.
- Nispi vekalet ücreti: Konusu para olan veya parayla değerlendirilebilen davalarda uygulanır. Alacak davaları, tazminat davaları gibi belli bir parasal değeri olan uyuşmazlıklarda, karşı vekalet ücreti dava değerinin belirli bir yüzdesi olarak hesaplanır. Tarife, dilime göre bu yüzdeleri belirtir (dava değeri arttıkça yüzdesel oranda kademeli azalma olabilir).
Örneğin, 100.000 TL değerindeki bir alacak davasını kaybeden taraf, 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre yaklaşık 13.000 – 15.000 TL civarında bir vekalet ücreti ödemek zorunda kalabilir. Daha düşük değerdeki davalar için nispi tutar daha az olacağı gibi, konusu para olmayan bir dava kaybedildiğinde tarifede öngörülen maktu (sabit) tutar ödenecektir. Sonuç olarak, karşı vekalet ücretinin miktarı davanın türüne ve değerine göre değişmektedir ancak her halükarda bu tutar yasal tarifeye dayanılarak hakim tarafından hükmedilir – keyfi bir miktar değildir.

İcra Takibi ve Karşı Vekalet Ücreti
Karşı vekalet ücreti, yalnızca ilk dava sonunda değil, bazı icra takipleri süreçlerinde de gündeme gelebilir. Özellikle icra (takip hukuku) alanında, borçlu taraf haksız bir itirazda bulunursa ve alacaklı taraf itirazın kaldırılması veya iptali için mahkemeye başvurup haklı çıkarsa, yine karşı taraf aleyhine vekalet ücreti takdir edilir. Yani icra takibine itiraz eden ve haksız bulunan borçlu, alacaklının avukatına karşı vekalet ücreti ödemek zorunda kalabilir. Bu durum, icra mahkemelerinde görülen itirazın kaldırılması, itirazın iptali gibi davalarda sıkça görülür. Bursa icra avukatı tecrübesiyle de gözlemlendiği üzere, borçlu tarafın haksız yere takibi uzatması halinde mahkeme, alacaklı lehine vekalet ücreti kararı vererek gereksiz yere uğranılan avukatlık masrafını borçluya yüklemektedir.
Bir diğer önemli nokta da şudur: Mahkeme kararında hükmedilen karşı vekalet ücreti, karşı taraf için bir borç hükmündedir. Karşı taraf bu ücreti ödemezse ne olur? Bu durumda, kazanan tarafın avukatı veya kazanan taraf, ilam (mahkeme kararı) gereğini yerine getirmeyen borçluya karşı ilamlı icra takibi başlatabilir. Yani karşı vekalet ücreti, ödenmediği takdirde icra yoluyla tahsil edilebilir. Bu icra takibinde borçluya bir ödeme emri gönderilir ve genellikle 7 gün içinde ödeme yapmazsa haciz işlemleri gibi cebri icra yollarına başvurulur. Sonuç olarak, davayı kaybeden tarafın karşı vekalet ücretini ödememesi durumunda, alacaklı taraf avukatı bu ücreti yasal yollardan tahsil etme hakkına sahiptir. Bu süreçte Bursa icra avukatı desteği ile borcun tahsili hızlandırılabilir ve yasal prosedür doğru şekilde uygulanabilir.
Sonuç
Karşı vekalet ücreti, bir davada haksız çıkan tarafın, haklı çıkan tarafın avukatına ücret ödemesini sağlayan bir uygulamadır. Karşı vekalet ücreti doğrudan avukata ait olduğundan, kazanan tarafın kendisi bu ücreti alamaz ancak avukatının emeği tazmin edilmiş olur. Bu uygulama, dava açarken göz önünde bulundurulması gereken bir risk faktörüdür: Kaybederseniz, sadece kendi masraflarınızı değil, aynı zamanda karşı tarafın avukatının ücretini de ödemek durumunda kalabilirsiniz.
Hukuki süreçlere başlamadan önce bu tür mali sonuçların bilinmesi önemlidir. Özellikle dava sürecinin başında müvekkillerin “karşı tarafın avukatlık ücretini öder miyim?” sorusuna net cevaplar almak, ileride oluşabilecek sürprizleri önler. Her ne kadar hukuki terimler karmaşık görünse de, doğru bilgiyle hareket etmek her zaman yararınıza olacaktır. Bu konuda tereddütleriniz varsa veya bir dava açmayı düşünüyorsanız, bir Bursa avukat danışmanlığı alarak karşı vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz. Unutmayınız ki, mahkemede haklı çıkmak kadar, dava sonunda ortaya çıkacak masrafları öngörmek ve yönetmek de hukuki stratejinin bir parçasıdır.
