Osmangazi / BursaHafta içi 09:00 – 18:00 · Acil durumlarda 7/24
Bursa Barosu · Sicil No 7458
Ceza Hukuku

Davasız Yargılama Olmaz İlkesi (CMK 225 ve 226)

Ceza mahkemesinin iddianamede gösterilen fiil ve failin dışına çıkamaması, suç vasfının değişmesi halinde ek savunma hakkı ve Yargıtay uygulaması.

Yazar: Av. Nurettin CanataGüncelleme: 4 Ekim 20265 dk okuma

Davasız yargılama olmaz ilkesi, ceza muhakemesinin en temel güvencelerinden biridir. Ceza mahkemesi kendiliğinden harekete geçemez; yargılama ancak Cumhuriyet savcısının düzenlediği ve mahkemece kabul edilen bir iddianame ile başlar. Mahkemenin inceleme alanı da bu iddianameyle sınırlıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 225. maddesi bu sınırı, 226. maddesi ise sınır içinde kalan nitelendirme değişikliklerinin nasıl yapılacağını düzenler.

İlkenin dayanağı ve amacı

Modern ceza muhakemesi itham sistemi üzerine kuruludur: suçlayan (savcı), savunan (sanık ve müdafi) ve karar veren (hâkim) ayrı makamlardır. Hâkimin hem suçlayıp hem karar vermesi tarafsızlığı ortadan kaldırır. Bu yüzden suçlama görevi savcılığa aittir; mahkeme ancak önüne getirilen uyuşmazlığı çözer.

İlkenin pratik amacı sanığın ne ile suçlandığını bilerek savunma yapabilmesidir. Sanık, iddianamede anlatılan olaylara karşı delil toplar, tanık bildirir ve savunmasını kurar. Duruşma sırasında habersizce başka bir fiile geçilmesi, savunmayı boşa çıkarır ve adil yargılanma hakkını (Anayasa m.36, AİHS m.6) ihlal eder.

CMK 225: Hükmün konusu fiil ve kişidir

CMK 225'e göre hüküm, ancak iddianamede belirtilen fiil ve faile ilişkin olarak verilir. Burada iki sınır vardır:

SınırAnlamıSonuç
Kişi sınırıİddianamede adı geçmeyen biri hakkında hüküm kurulamazYeni şüpheli için ayrı soruşturma gerekir
Fiil sınırıTarih, yer, yöntem ve sonuç bakımından anlatılan olay dışına çıkılamazYeni fiil için ek iddianame gerekir
NitelendirmeMahkeme savcının yaptığı hukuki vasıflandırmaya bağlı değildirFiil aynı kalırsa suç adı değişebilir

Önemli olan olayın kendisidir, savcının ona verdiği isim değil. Örneğin savcı bir olayı "hırsızlık" olarak nitelendirmiş olabilir; mahkeme aynı olayın aslında "güveni kötüye kullanma" olduğu sonucuna varabilir. Fiil değişmediği için bu, 225. madde ihlali değildir. Buna karşılık iddianamede yalnızca 10 Mart tarihli hırsızlık anlatılmışken, mahkemenin 20 Nisan tarihli başka bir hırsızlıktan da ceza vermesi açık bir ihlaldir.

Duruşmada ortaya çıkan yeni suçlar

Yargılama sırasında sanığın başka bir suç işlediği anlaşılırsa mahkeme bu konuda suç duyurusunda bulunur; savcılık ayrı soruşturma yürütür, gerekirse yeni iddianame düzenler. Sonra iki dava birleştirilebilir (CMK 8-10). Mahkemenin "nasılsa ortaya çıktı" diyerek yeni fiil hakkında doğrudan hüküm kurması mümkün değildir.

CMK 226: Suçun niteliğinin değişmesi ve ek savunma

Mahkeme nitelendirmeyi değiştirebilir, fakat bunu sanığı uyarmadan yapamaz. CMK 226 şu durumlarda sanığa önceden bildirim yapılmasını ve savunma için imkân tanınmasını zorunlu kılar:

  • Suçun hukuki niteliğinin değişmesi (örneğin kasten yaralamadan kasten öldürmeye teşebbüse),
  • Cezanın artırılmasını gerektiren yeni hâllerin ortaya çıkması (silahla işleme, gece vakti, birden fazla kişiyle birlikte işleme gibi),
  • Güvenlik tedbirine hükmedilmesini gerektiren durumların ortaya çıkması.

Bu bildirime uygulamada ek savunma hakkı denir. Sanık, yeni nitelendirmeye göre savunma yapmak için süre isteyebilir; mahkeme makul süre vermelidir. Müdafi bulunan dosyalarda bildirimin müdafiye de yapılması gerekir.

Uygulamadan örnekler

Örnek 1: İddianamede sanığın mağdura bıçakla bir kez vurduğu anlatılmış ve suç "kasten yaralama" olarak nitelendirilmiştir. Duruşmada adli tıp raporu, yaranın hayati tehlike oluşturduğunu ve vuruşun kalp bölgesine yöneldiğini gösterir. Mahkeme "kasten öldürmeye teşebbüs" vasfını düşünüyorsa, önce sanığa ek savunma hakkı tanımalıdır. Fiil aynı olduğu için yeni iddianameye gerek yoktur.

Örnek 2: İddianamede yalnızca "hakaret" anlatılmıştır. Tanıklar duruşmada sanığın mağduru aynı gün tehdit ettiğini de söyler. Tehdit ayrı bir fiildir; iddianamede yer almadığı için mahkeme tehdit suçundan hüküm kuramaz, yalnızca suç duyurusunda bulunabilir.

Örnek 3: İddianamede "basit dolandırıcılık" yazılıdır, ancak eylem bir bankanın araç olarak kullanılmasıyla işlenmiştir. Mahkeme nitelikli dolandırıcılığı (TCK 158) uygulayacaksa ek savunma hakkı vermek zorundadır; aksi halde hüküm bozulur.

Savunma açısından önemi

Ceza davasında müdafinin ilk işlerinden biri iddianamenin fiil anlatımını dikkatle okumaktır. Anlatımda tarih, yer ve eylem net değilse, savunma bu belirsizliği ileri sürebilir; mahkeme belirsiz iddianameyi kabul etmemeli, iade etmelidir (CMK 174). Yargılama sırasında savcının mütalaasında iddianameden farklı bir olaya dayanması halinde de itiraz edilmelidir.

Ek savunma hakkı tanındığında "hazırlık için süre" talep etmek çoğu zaman yerinde olur. Yeni nitelendirme farklı delilleri, farklı ceza aralığını ve bazen farklı mahkemenin görevini (örneğin asliye cezadan ağır cezaya geçiş) gündeme getirir. Görev değişikliği varsa mahkeme görevsizlik kararı verir.

Kanun yolu aşamasında 225-226 ihlalleri

İstinaf ve temyiz incelemesinde bu ilkelerin ihlali sıkça görülen bozma sebeplerindendir:

  1. İddianamede yer almayan fiilden mahkûmiyet: hükmün bu kısmı bozulur.
  2. Ek savunma alınmadan aleyhe nitelik değişikliği: savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozma.
  3. İddianamede adı geçmeyen kişi hakkında hüküm: yok hükmünde sayılabilecek ağır hukuka aykırılık.

Bu nedenle istinaf ve temyiz dilekçelerinde CMK 225-226 ihlallerinin açıkça ve gerekçeli şekilde yazılması önemlidir.

Bursa'da ceza yargılaması

Bursa Adliyesi'nde asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde görülen dosyalarda iddianamenin kabulünden hükme kadar her aşamada bu güvencelerin işletilmesi, savunmanın en önemli dayanaklarından biridir. Ceza dosyanızda nitelik değişikliği gündeme geldiyse veya iddianamede anlatılmayan bir eylemden yargılandığınızı düşünüyorsanız, Osmangazi'deki büromuzdan ceza avukatı desteği alabilirsiniz. İlgili konular için temyiz dilekçesi rehberi ve ek savunma hakkı yazılarımıza da göz atabilirsiniz.

Hukuki destek

Bu konuda Bursa’da avukat desteğine ihtiyacınız varsa Osmangazi’deki büromuzla görüşebilirsiniz:

Sık sorulan sorular

Mahkeme iddianamede olmayan bir suçtan ceza verebilir mi?

Hayır. Mahkeme yalnızca iddianamede anlatılan fiil ve kişi hakkında hüküm kurabilir. Duruşmada ortaya çıkan yeni bir fiil için ayrı bir iddianame gerekir.

Suçun adı değişirse ne olur?

Fiil aynı kalmak şartıyla mahkeme suçun hukuki nitelendirmesini değiştirebilir; ancak bunu sanığa önceden bildirip ek savunma hakkı tanımak zorundadır.

Ek savunma hakkı verilmezse sonuç nedir?

Savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma sebebidir; istinaf veya temyiz aşamasında hükmün bozulmasına yol açar.

Av. Nurettin Canata
Av. Nurettin Canata

Bursa Barosu (Sicil No 7458). Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; uzun yıllar Cumhuriyet savcısı ve başsavcı vekili olarak görev yaptı.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır, hukuki mütalaa değildir. Mevzuat ve yargı içtihatları değişebilir; somut durumunuz için mutlaka bir avukattan görüş alın.
Hukuki Görüşme

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Her hukuki sorunun kendine özgü olguları ve kaçırılmaması gereken süreleri vardır. Osmangazi’deki büromuzda görüşme için randevu alın ya da bizi arayın.

WhatsApp'tan yazın