İcra hukukuyla bağlantılı davalarda zorunlu arabuluculuğun uygulanıp uygulanmayacağı, uygulamada en çok tereddüt yaşanan konulardan biridir. Yanlış değerlendirme, ya davanın usulden reddine ya da gereksiz zaman kaybına yol açar. Bu yazıda menfi tespit, istirdat ve tasarrufun iptali davalarını bu açıdan ele alıyoruz.
Temel kural: TTK m.5/A
Türk Ticaret Kanunu m.5/A'ya göre, ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu nedenle bir davada arabuluculuğun zorunlu olup olmadığını belirlemek için iki soru sorulur:
- Dava ticari dava mı? (TTK m.4)
- Davanın konusu bir miktar para mı?
Menfi tespit davası (İİK m.72)
Menfi tespit davası, borçlunun belirli bir borcu olmadığının tespiti için açılır. Yargıtay'ın kabulüne göre menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak davasının aynası niteliğindedir. Bu nedenle uyuşmazlık ticari nitelikteyse (örneğin iki tacir arasında fatura veya çek borcuna ilişkin), menfi tespit davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
Taraflardan biri tüketici ise tüketici arabuluculuğu kuralları devreye girer. Adi (ticari olmayan) uyuşmazlıklarda ise genel kural olarak zorunlu arabuluculuk yoktur. Menfi tespit davasının ayrıntıları için menfi tespit davası rehberi yazımıza bakabilirsiniz.
Üçüncü kişinin menfi tespit davası (İİK m.89/3)
Borçlunun alacaklısı olduğu iddia edilen üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmiş ve itiraz süresi kaçırılmışsa, üçüncü kişi borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Uyuşmazlık ticari ve para alacağına ilişkinse burada da arabuluculuk dava şartı olarak aranmaktadır.
İstirdat davası (İİK m.72/7)
Borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödeme yapan kişinin açtığı istirdat davası da para alacağına ilişkindir. Ticari nitelikteyse arabuluculuk zorunludur.
Tasarrufun iptali davası (İİK m.277 vd.)
Tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak için yaptığı işlemlerin alacaklı bakımından hükümsüz sayılmasını amaçlar. Bu davanın konusu doğrudan bir para alacağı değil, alacaklıya cebri icra yoluyla o mala başvurma yetkisi tanınmasıdır. Bu nedenle Yargıtay'ın ağırlıklı görüşüne göre tasarrufun iptali davaları dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Bununla birlikte uygulamada farklı görüşler bulunduğundan, dava öncesinde güncel içtihat kontrol edilmelidir. Ayrıntılar: tasarrufun iptali davası.
Özet tablo
| Dava | Ticari ve para alacağına ilişkinse | Tüketici uyuşmazlığı | Adi uyuşmazlık |
|---|---|---|---|
| Menfi tespit | Zorunlu | Tüketici arabuluculuğu | Zorunlu değil |
| İstirdat | Zorunlu | Tüketici arabuluculuğu | Zorunlu değil |
| İtirazın iptali | Zorunlu | Tüketici arabuluculuğu | Zorunlu değil |
| Tasarrufun iptali | Ağırlıklı görüş: zorunlu değil | — | Zorunlu değil |
Pratik öneriler
- Dava türü ve tarafların sıfatı (tacir, tüketici) dava açılmadan önce netleştirilmelidir.
- Şüphe halinde arabulucuya başvurmak, usulden ret riskini ortadan kaldırır.
- Arabuluculuk süresince zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
İcra takibine bağlı davalar için Bursa icra avukatı sayfamıza, arabuluculuk sürecinin genel çerçevesi için ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Bu konuda Bursa’da avukat desteğine ihtiyacınız varsa Osmangazi’deki büromuzla görüşebilirsiniz:
Sık sorulan sorular
Menfi tespit davası için arabuluculuk zorunlu mu?
Uyuşmazlık ticari nitelikte ve konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkinse menfi tespit davası açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Tüketici uyuşmazlıklarında ise tüketici arabuluculuğu kuralları uygulanır.
Tasarrufun iptali davasında arabuluculuk gerekir mi?
Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre tasarrufun iptali davaları, konusu doğrudan para alacağı olmayan, alacaklının cebri icra hakkını korumaya yönelik davalar olduğundan dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir.
İstirdat davası için arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari nitelikte ve para alacağına ilişkin istirdat davalarında arabuluculuk dava şartı olarak aranmaktadır.





