Savaş suçları, silahlı çatışma sırasında uluslararası insancıl hukukun ağır ihlallerini ifade eder. Sivillere kasten saldırmak, esirlere işkence etmek, rehine almak veya yasaklı silah kullanmak bu suçların tipik örnekleridir. Savaş suçu kavramı, "savaşın da bir hukuku vardır" düşüncesinin ceza hukukundaki karşılığıdır.
Hukuki kaynaklar
| Kaynak | İçerik |
|---|---|
| 1907 Lahey Sözleşmeleri | Savaş yöntem ve araçlarına sınırlamalar |
| 1949 Cenevre Sözleşmeleri (I-IV) | Yaralılar, deniz kazazedeleri, savaş esirleri ve sivillerin korunması |
| 1977 Ek Protokoller | Uluslararası ve iç silahlı çatışmalarda koruma |
| 1998 Roma Statüsü m.8 | Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yetkisindeki savaş suçları listesi |
| Örf ve adet hukuku | Tüm devletleri bağlayan temel kurallar |
Cenevre Sözleşmeleri'nin ortak 3. maddesi, uluslararası nitelikte olmayan çatışmalarda bile korunması gereken asgari insani standartları belirler. Bugün dünyadaki çatışmaların çoğu iç çatışma olduğu için bu madde büyük önem taşır.
Temel ilkeler
Savaş suçlarının değerlendirilmesinde üç temel ilke belirleyicidir:
- Ayrım ilkesi: Muharipler ile siviller, askeri hedefler ile sivil nesneler birbirinden ayrılmalıdır. Sivillere yönelik kasıtlı saldırı yasaktır.
- Orantılılık ilkesi: Beklenen askeri avantaja göre aşırı sivil kayıp doğuracak saldırılar yasaktır.
- Gereksiz acı yasağı: Askeri amaçla orantısız acı veren silah ve yöntemler kullanılamaz.
Savaş suçu sayılan fiiller
Roma Statüsü m.8 dört ana grup sayar. Başlıca fiiller şunlardır:
- Korunan kişileri kasten öldürmek, işkence veya insanlık dışı muamele,
- Sivil halka veya sivil nesnelere kasten saldırı,
- Rehine almak,
- Savaş esirini düşman ordusunda hizmete zorlamak,
- Adil yargılanma hakkından yoksun bırakmak,
- Hastane, okul, ibadethane ve tarihi eserlere kasıtlı saldırı (askeri hedef değilse),
- Yağma,
- Zehirli silahlar ve yasaklı gazlar kullanmak,
- 15 yaşından küçük çocukları silahlı kuvvetlere almak veya çatışmada kullanmak,
- Tecavüz, cinsel kölelik ve zorla hamile bırakma,
- Teslim olan düşmanı öldürmek veya yaralamak,
- Sivillerin aç bırakılmasını savaş yöntemi olarak kullanmak.
Bağlam unsuru: silahlı çatışma bağlantısı
Bir fiilin savaş suçu sayılması için silahlı çatışma sırasında ve onunla bağlantılı işlenmesi gerekir. Çatışma bölgesinde işlenen ama savaşla hiçbir ilgisi olmayan sıradan bir suç (örneğin kişisel husumetten doğan bir cinayet) savaş suçu değildir. Bağlantının tespitinde failin statüsü, mağdurun statüsü ve fiilin askeri amaçlarla ilişkisi değerlendirilir.
Bireysel ve komutan sorumluluğu
Uluslararası ceza hukukunda sorumluluk bireyseldir; devletin değil, kişilerin cezalandırılması amaçlanır. Fiili işleyen kadar emri veren, azmettiren ve yardım eden de sorumludur.
Komutan sorumluluğu (Roma Statüsü m.28) özel bir sorumluluk türüdür: Askeri komutan veya sivil üst, astlarının suç işlediğini biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa ve bunu önlemek veya cezalandırmak için gerekli tedbirleri almamışsa sorumlu tutulur.
Emre itaat savunması sınırlıdır. Açıkça hukuka aykırı emirleri yerine getirmek sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Roma Statüsü'ne göre soykırım ve insanlığa karşı suç işlenmesine ilişkin emirler her durumda açıkça hukuka aykırı kabul edilir.
Zamanaşımı ve yargı yetkisi
Roma Statüsü m.29 uyarınca mahkemenin yetkisindeki suçlar zamanaşımına tabi değildir. Ayrıca savaş suçları için evrensel yargı yetkisi kabul edilir; Cenevre Sözleşmeleri'ne taraf devletler ağır ihlal faillerini, uyrukları ne olursa olsun yargılamak veya iade etmekle yükümlüdür.
Türk hukukundaki durum
Türkiye Cenevre Sözleşmeleri'ne taraftır, ancak Roma Statüsü'ne taraf değildir. TCK'da "savaş suçları" başlıklı ayrı bir bölüm bulunmaz. Bu tür fiiller:
- Toplu ve sistematik nitelik taşıyorsa insanlığa karşı suçlar (TCK 77) veya soykırım (TCK 76) kapsamında,
- Diğer hallerde kasten öldürme, yaralama, işkence, hürriyetten yoksun kılma gibi genel suç tipleri kapsamında,
- Askeri personel bakımından ayrıca askeri disiplin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
TCK 13 uyarınca soykırım ve insanlığa karşı suçlarda yabancı ülkede işlenen fiiller bakımından da Türk yargısı yetkilidir.
Uygulamadaki önemli yargılamalar
Nürnberg ve Tokyo Mahkemeleri, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY), Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTR) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) savaş suçları içtihadının gelişiminde belirleyici olmuştur. ICTY'nin Tadić kararı, iç çatışmalarda da savaş suçu işlenebileceğini kabul eden önemli bir dönüm noktasıdır.
İlgili konular için insanlığa karşı suçlar, soykırım suçu ve Uluslararası Ceza Mahkemesi savcılığı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Bu konuda Bursa’da avukat desteğine ihtiyacınız varsa Osmangazi’deki büromuzla görüşebilirsiniz:
Bunlar da ilginizi çekebilir
- Siyasal veya Askeri Casusluk Suçu (TCK 328)
- Uluslararası Casusluk Suçu (TCK 331)
- Yabancı Hizmetine Asker Yazma, Yazılma Suçu (TCK 320)
- Askerî Komutanlıkların Gasbı Suçu (TCK 317)
- Askerî Tesisleri Tahrip ve Düşman Askerî Hareketleri Yararına Anlaşma Suçu (TCK 307)
- Cumhurbaşkanına Suikast ve Fiili Saldırı (Tehdit, Yaralama vb.) Suçu
Sık sorulan sorular
Savaş suçu sadece askerler tarafından mı işlenir?
Hayır. Silahlı çatışmayla bağlantılı olmak kaydıyla siviller, siyasi liderler ve örgüt mensupları da savaş suçu işleyebilir.
İç savaşta savaş suçu olur mu?
Evet. Uluslararası nitelikte olmayan silahlı çatışmalarda da ortak 3. madde ve Ek II. Protokol ihlalleri savaş suçu sayılır.
Emir almak sorumluluğu kaldırır mı?
Açıkça hukuka aykırı emirler sorumluluğu kaldırmaz; Roma Statüsü m.33 bu konuda sınırlı bir istisna tanır.







