Makul sürede yargılanma hakkı, Anayasa'nın 36. ve 141. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınmış, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biridir. "Geciken adalet, adalet değildir" ilkesinin hukuki karşılığıdır. Türkiye aleyhine AİHM'de en sık verilen ihlal kararlarından biri makul sürenin aşılmasıdır.
Sürenin başlangıcı ve sonu
| Dava türü | Başlangıç | Bitiş |
|---|---|---|
| Ceza davaları | Kişinin suçlamadan haberdar olduğu an (gözaltı, ifade, arama) | Kesin hüküm |
| Hukuk davaları | Davanın açılması (bazen idari başvuru) | Kesin hüküm ve icra |
| İdari davalar | İdareye başvuru veya dava açılması | Kesin hüküm |
İcra aşaması da sürenin parçasıdır; mahkeme kararının uzun süre yerine getirilmemesi ayrıca ihlal oluşturabilir.
Değerlendirme ölçütleri
AİHM ve AYM, sürenin makul olup olmadığını dört ölçütle değerlendirir:
- Davanın karmaşıklığı: Sanık veya taraf sayısı, delillerin niteliği, bilirkişi incelemesi ihtiyacı,
- Başvurucunun tutumu: Başvurucunun kendi davranışlarıyla gecikmeye yol açıp açmadığı,
- Yetkili makamların tutumu: Duruşmalar arası uzun aralıklar, gereksiz ertelemeler, görevsizlik ve yetkisizlik kararları,
- Davanın başvurucu için önemi: Tutukluluk, iş ve velayet davaları gibi özel özen gerektiren davalar.
Uygulamada ilk derece, istinaf ve temyiz dahil olmak üzere ceza ve hukuk davalarında 5-6 yılı aşan süreler genellikle ihlal tartışmasını gündeme getirir; ancak her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilir.
Başvuru yolları
Tazminat Komisyonu
6384 sayılı Kanun ile kurulan İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, kanunda belirtilen tarihlere kadar AİHM'e veya AYM'ye yapılmış makul süre ve kararların geç icrası şikâyetlerini inceler. Komisyon kararlarına karşı bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir. Komisyonun görev alanı kanunla belirlenen dönemlerle sınırlıdır.
Anayasa Mahkemesi
Diğer hallerde makul süre şikâyeti doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ile ileri sürülür. Makul süre şikâyetlerinde Mahkeme, yargılamanın sona ermesini beklemeden inceleme yapabilir. İhlal tespit edilirse genellikle manevi tazminata hükmedilir; yargılamanın hızlandırılması için karar ilgili mahkemeye bildirilir. Başvuru usulü için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yazımıza bakabilirsiniz.
Tutukluluk ve makul süre
Tutuklu yargılamalarda makul süre iki açıdan önemlidir: tutukluluğun makul süreyi aşması (Anayasa m.19/7, AİHS m.5/3) ve yargılamanın makul sürede bitirilmesi (m.6). Uzun tutukluluk şikâyetleri ayrıca değerlendirilir ve tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçesi önemlidir.
Pratik öneriler
- Duruşma tarihlerini, ertelemeleri ve gecikme sebeplerini kayıt altında tutun,
- Gecikmeye kendi tutumunuzla yol açmadığınızı gösterin (mazeret dilekçeleri, adres değişiklikleri),
- Gecikmeleri yargılama sırasında da ilgili mahkemeye dilekçeyle bildirin.
AİHM sürecine ilişkin bilgi için AİHM'e başvuru rehberi yazımızı okuyabilirsiniz.
Bu konuda Bursa’da avukat desteğine ihtiyacınız varsa Osmangazi’deki büromuzla görüşebilirsiniz:
Bunlar da ilginizi çekebilir
Sık sorulan sorular
Makul süre kaç yıldır?
Kesin bir süre yoktur. Davanın karmaşıklığı, tarafların ve makamların tutumu ile başvurucu için önemi birlikte değerlendirilir. Ceza davalarında süre şüpheliye isnatla, hukuk davalarında dava açılmasıyla başlar.
Uzun süren dava için nereye başvurulur?
Belirli dönemlere ilişkin şikâyetler için Tazminat Komisyonu yolu öngörülmüştür; diğer hallerde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
Dava devam ederken başvuru yapılabilir mi?
Evet. Makul süre şikâyeti, yargılama devam ederken de ileri sürülebilir; AYM bu konuda yargılamanın bitmesini beklemeden inceleme yapabilir.




